O öyle bir ilâhtır ki, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinindir. O hiç çocuk edinmedi, hükümranlıkta ortağı yoktur. O, her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyerek takdir etmiştir. (Furkan-2.Ayet)
..:: Günün Duası ::..
Ey Rabbim! Nice yüzlerin beyaz, nice yüzlerin kara olacağı günde yüzümü nurunla beyaz kıl, nurlandır.
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin.
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği.
Bütün törenlerin, şölenlerin, ayinlerin, yortuların dışında.
Sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim.
Af dilemeye geldim, affa layık olmasam da.
Sevgili...
En sevgili...
Ey sevgili...
Uzatma dünya sürgünümü benim.
Güneşi bahardan koparıp,
Aşkın bu en onulmazından koparıp,
Bir tuz bulutu gibi,
Savuran yüreğime,
Sevgili...
En sevgili...
Ey sevgili...
Ah uzatma dünya sürgünümü benim.
Görmeden, doğduğum gecenin seherini,
Ellerim değmeden anama
Ve günah izi yokken dudaklarımda,
Bebeklere has bir dille ağlayarak,
SANA geliyorum SANA
Çırılçıplak...
Bir garip ağaç oldum aşk ülkesinde,
Köklerim sığmadı zamana;
Silktim ham meyvelerimi utandım da,
Kutsal duygularınla donandım yaprak yaprak.
SANA geliyorum SANA
Dal-budak...
Yorgun gecelerde titreyen bir yanı yetim, bir yanı öksüz yüregimle sevdim seni
Ey gönül bahçemde büyüttüğüm nazlı çiçek
Ey sevdamın adı,
Aşkın gerçek anlamı
Bu hasret bu gurbet söyle söyle ne zaman bitecek
Ben seni görmeden sevdim
Yolunu gözledim bir Medine sabahı
Ellerimde güller
Güller ki kokunu aldığım
Kokunu alıp yandığım
Yanıp yanıp ağladığım
Ben seni görmeden sevdim
Ey! Münevver Medîne, Ey! Gönüller beldesi,
Ey! Devri cehâletin, mahkûmiyet beldesi.
Çınlıyor göklerinde, her an Muhammed sesi.
Gör ki, yine ehli şirk, zulmediyor bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..
Susadım şefkatine, yine gönlümde serâb,
Sustu rahlede bülbül, bahçede güllür harâb,
Taşıyor sokaklardan, yine zillet ve şarâb;
Gör ki, nice âlemler, nifak soktu bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..